Midye Yetiştiriciliği hakkında genel bilgiler


|
Bu bölümde elden hiçbir yemleme yapılmadan üretim sağlanabilecek midye yetiştiriciliği üzerinde duracağız. Midyeden ülkemizde insan gıdası olarak yararlanılması, sadece bazı sahil yerleşim alanlarında yaygın ise de ihraç potansiyelinin olması bu canlı üzerinde önemle durmamızı gerektirmektedir. Artan hayvansal protein talebini karşılamada midye ve benzeri canlılardan en yüksek düzeyde yararlanma yollarını aramanın önemli bir görev olduğu inancındayız.
Son yirmi yıl içerisinde dünya midye üretimi hemen hemen iki kat artmıştır. Bu artışta en önemli etken ise midye yetiştiriciliğindeki gelişmeler olmuştur. Midye üretimi bakımından en önde gelen ülkeler sıra ile Hollanda (100.000 ton), İspanya (95.400 ton), Fransa (69.000 ton), Danimarka, Federal Almanya ve Güney Kore'dir. Bu ülkelerin üretimi içerisinde yetiştiricilik yolu ile sağlanan miktarlar ise oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Ülkemizde ise yıllık midye üretimi 1976 yılında 100 ton dolayında iken bu üretimin 2000 yılında 5-6 bin tonu aştığı söylenebilir. Günümüzde ise (2004) bu miktarın çok üzerinde olduğu belirtilmekle beraber kesin rakamlar yoktur. Halbuki üç tarafı denizler ile çevrili olan ülkemizde midye yetiştiriciliğinin yapılabileceği alanların fazla miktarda bulunduğu ve kültürün yaygın şekilde ele alınması ile başarılı sonuçlar alınabileceği belirtilebilir. Bu konuda kurulmuş bulunan ülkemizdeki iki işletmede yetiştirme çalışmalarının başarı ile yapılabileceği izlenmekle beraber bazı sorunlar yetiştirme çalışmalarını aksatmıştır.
Midye yetiştiriciliğinin tam anlamı ile insan eli altında yapıldığını söyleyemeyiz. Hatta genel anlamda bir yarı yetiştiricilik olarak kabul edilebilir. Çünkü yetiştiricilik için gerekli olan canlılar doğadan sağlanmaktadır ve yetiştiriciliğin geleceği büyük çapta doğaya bağlıdır. Bir yere tutunması sağlanan midyeler büyümeleri için denizlere bırakılır ve diğer birçok yetiştiricilikten farklı olarak elden bir yemleme yapılmaz. Midyeler denizde serbest olarak dolaşan planktonları yiyerek ete çevirirler. Bu nedenle midye yetiştiriciliğinin ele alınacağı denizlerde doğal plankton üremesi ne kadar fazla olur ise yetiştirme çalışmalarının başarı şansı da o kadar fazla olur. |
MİDYE YETİŞTİRİCİLİĞİ NERELERDE YAPILABİLİR
Midye yetiştiriciliği yapılmasına karar verildiğinde seçilecek yer konusunda aşağıdaki hususların dikkate alınması gerekir.
a. Üretim yapılacak yerin öncelikle hırsızlardan korunabilecek bir yerde olması ve bu konudaki önlemlerin önceden düşünülmesidir. Çok sert rüzgarlara maruz kalan yerler de yetiştiricilik için uygun değildir. Su akıntısının yeterli olduğu sakin denizlerin seçilmesi daha iyi olur.
b. Midye yetiştiriciliğinin planktonca zengin olan denizlerde uygulanması önde gelen prensiptir. Fakat ani plankton patlamalarının olduğu ve zaman zaman çeşitli planktonların çok fazla üremesi midye yetiştiriciliğinde zararlı olabilir. Özellikle fazla dinoflagellata üremesinin olduğu zamanlarda midyelerin kendilerine büyük bir zarar gelmemekle beraber, bu zamanlarda hasat edilerek yenilen midyelerin insan sağlığı için zararlı olabileceği saptanmıştır. Örneğin Gonyaulax sp. türü planktonların çok fazla ürediği mevsimde hasat edilen midyeler yenildiğinde insanlarda hazım bozuklukları hatta felçli bir durum yaratabilen zehirlenmelerin ortaya çıkabileceği saptanmıştır.
c. Endüstriyel ve lağım artıklarının fazla olduğu denizler de midye yetiştiriciliği için uygun değildir. Özellikle midyelerin çiğ olarak tüketilme alışkanlığının var olduğu yerlerde bu tür denizlerde üretilen midyeler insan sağlığı için zararlı olabilir.
d. Bazı bölgeler deniz suyu bakımından midye yetiştiriciliği için çok elverişli olmakla beraber, yoğun deniz trafiği nedeni ile yetiştiricilik alanı olarak kullanılmaz. Özellikle gerek eğlence gerekse ulaşım bakımından çok hızlı gidebilen teknelerin çok kullanıldığı yerlerde kurulacak sallar hayati bakımdan çok tehlikeli olabilir. Zorunlu olan hallerde kurulacak sal sistemlerinin gece ışıklandırılması düşünülür.
e. Midye tüketiminin kolay olacağı yerler seçilmelidir. Pazarlama durumunun önceden iyi planlanması ve düşünülmesi gerekir. Kimi ülkelerde bir ön yargı olarak insanlar midye eti yemezler. Dünyanın kimi yerlerinde de midye eti dini nedenlerle yenilmez. Bu gibi yerlerde iç tüketime yönelik bir yetiştirme düşünülemez. Bilineceği gibi Japonya deniz ürünlerinin en çok tüketildiği ve insan beslenmesinde hayvansal protein kaynağı olarak deniz canlılarının çok fazla tüketildiği bir ülkedir. Bununla beraber bu ülkelerde midye yeme alışkanlığı yoktur. Hatta midyeye tiksindirici ve yenilmeyecek bir canlı gözü ile bakılır. Bu gibi bir ülkede iç pazarlara
dönük midye yetiştiriciliğinin ortam koşulları çok iyi olmakla beraber
düşünülemeyeceği gerçeği açıktır. Bu gibi yerlerde halkın alışkanlığını
kırmak oldukça zordur. Ülkemizde bile halkın önemli bir bölümü hayatı boyunca midye yememiştir ve bunlara kısa sürede midye yeme alışkanlığı kazandırmak zordur. Bu nedenle iç tüketime fazla güvenmemek, dış pazarlar konusunda da araştırma yaptıktan sonra geniş miktarda midye yetiştiriciliğine girişmek ülkemiz koşullarında daha uygun olacaktır. Günümüzde midye, Avrupa'da lüks sayılabilecek bir gıda değildir. İtalya, Fransa ve İspanya gibi ülkelerde midye halkın günlük olarak tüketim eğiliminde olduğu bir maddedir. Bu nedenle ülkemizde üretilebilecek midyelerin gerekli ilişkiler iyi planlandığında Avrupa'da pazarlanma olasılığı vardır.
|
 
Resim: Hasat zamanı gelmiş olan midyeler
|
MİDYE YETİŞTİRME YÖNTEMLERİ
Midye yetiştirme yöntemleri genel olarak 3 sınıfa ayrılabilir. Bunlar;
- Dipte yetiştirme,
- Sırıklar üzerinde yetiştirme,
- Sallar ve şamandıralar üzerinde yetiştirme,

Resim: Fransa'da direkler üzerinde midye yetiştiriciliği yaygın bir uygulamadır.

Resim: Sallar üzerinden sarkıtılan halatlar veya ağ fileler içerisinde yapılan midye yetiştiriciliği
 |
Resim: Son yıllarda şamandıralar üzerinde yetiştirme yöntemlerinde çok büyük gelişmeler olmuştur. Bu konuda ileride daha fazla resim sunulmuştur. Bu çalışmalar tamamıyla makine yardımı ile yapılmaktadır. Şekilde görüleceği gibi şamandıralar üzerinden sarkıtılan halatlar birbirleri ile bağımlıdır. Bir makine bunları denize yerleştirdiği gibi hasat zamanında bütün halatları toplayarak kolaylıkla hasat yapılmakta ve böylece el işçiliğinden büyük tasarruf sağlanmaktadır.
|
Yukarıdaki konularda daha fazla bilgi için
Prof. Dr Atilla ALPBAZ'IN
SU ÜRÜNLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ KİTABI
Her su ürünleri fakültesi Öğrencisinin
Her su ürünleri Mühendisinin
Su ürünleri yetiştiriciliğine ilgi duyanların
Su ürünleri yetiştiricilerinin
VE Su Ürünleri meslek lisesi Öğrencilerinin
SAHİP OLMASI GEREKTİKLERİ genel BİR KİTAP.
Tümüyle renkli 600 sayfa.
Su Ürünleri Fakülteleri ve Su Ürünleri Meslek Yüksek Okulları İle Su Ürünleri Liseleri öğrencilerinin toplu alımlarında iskonto uygulanır. |