Su Ürünleri ve Yayıncılık San.Tic.Ltd.Şti.

YARARLI BİLGİLER

 

Levrek Balığı Yetiştiriciliği hakkında genel bilgiler

Levrek (Dicentrarchus labrax) balıkları ülkemiz denizlerinde var olan ve yüksek kaliteli ete sahip olan bir balık türüdür. Halkımız tarafından eti sevilerek tüketilir.

Ege bölgesi balık lokantalarının vazgeçemeyeceği bir balıktır.

Su ürünleri yetiştirme teknolojisinin gelişimi ile beraber levrek kültürü üzerindeki çalışmalar 1980'den sonra artmış ve günümüzde çok başarılı uygulama sonuçlarına ulaşılmıştır. Öyle ki ülkemizde Avrupa'da bile erişilemeyecek larva üretim başarılarına ulaşan firmalar bulunmaktadır. Örneğin; KILIÇ Deniz Ürünleri firması sahip olduğu kuluçkahanelerde 2004-2005 üretim dönemi için 100 milyondan fazla çipura (Sparus aurata) ve levrek yavrusu üretimi planlamaktadır. Ayrıca ülkemizde var olan diğer kuluçkahanelerde de çok başarılı yetiştirme çalışmaları vardır. Örnek olarak Egemar, Akvatek, Akuvatur, Fyord Marin (Amma), Pınar, İlknak, Hatko, İda gıda bu konuda faaliyette bulunan başarılı işletmelerdir. Ülkemizde levrek larvası yetiştiricilik çalışmalarına ilk kez 1984 yılında özel bir işletme olan Pınar Deniz Ürünleri A.Ş. ve E.Ü. Su Ürünleri Fakültesi'nde başlanmıştır. Bugünkü gelişmelerin temelinde bu kuruluşların bilimsel ve uygulamalı önemli katkıları vardır.

İlk defa Fransa'da levreklerin yapay yolla üretilebileceği bildirilmiş olup, bu konuda çalışan araştırıcılarca levreklerin hormon müdahalesi ile yumurtlamanın kontrol altına alınabileceğini rapor edilmiştir. Fransa'da Barnabe isimli araştırıcı levrekleri yavru balık haline gelinceye kadar yetiştirmeyi başarmış ve bugün Avrupa ülkelerinde yumurtadan pazar boyuna kadar geniş bir endüstri kolu haline gelmesine öncülük etmiştir.

Morone labrax ve Roccus labrax sinonimleri ile de adlandırılan levrek balıkları; Phylum :Vertabrata; Subphylum :Pisces; Classis :Osteichthyes; Subordo :Percoidei; Familia :Moronidae; Genus : Dicentrarchus; Species :labrax (Linneaus, 1758) şekliyle sistematikteki yerini almıştır.

Levrek balıkları kıyılara yakın yaşamayı severler. Daha çok diğer küçük balık yavrularını yiyerek gıda ihtiyaçlarını karşılarlar. Karides, teke ve diğer canlılar da sevdikleri gıdalar arasındadır. Yavru balıklar için en iyi gıdalar zooplanktonlar ve küçük canlılardır. 20 cm'den büyük olanlar teke ve küçük karidesleri tercih ederler. İri olanlar ise sardalye, hamsi, kaya balığı gibi balıklar yanında yengeç ve iri karidesleri de gıda olarak alırlar. Olta, paragat ve germe ağlar ile avcılığı yapılır. Dünyada Kuzey Atlantik'ten tüm Akdeniz'e kadar yaygın olan bir türdür.

Füze şeklinde bir vücut yapısına sahip olan levrek balıkları gri renklidirler. Karın kısmı beyaz olan levrek balıklarında solungaç kapağının üst kısmında siyahımsı bir benek vardır. Genç bireylerin vücudu üzerinde siyah benekler izlenir. Bu beneklerin belirginliği balık yaşlandıkça azalır.

Levrek Yetiştirme Çalışmaları

Levrek balıkları lezzetli ve kaliteli etleri nedeniyle lüks bir tür olarak kabul edildiğinden ve yüksek fiyatla pazarlandıklarından özellikle İtalya, Fransa, İspanya, Yunanistan ve Türkiye gibi Akdeniz ülkelerinde yetiştiricilik üzerinde önemli çalışmalar yapılmıştır ve balığın yetiştirme tekniği bu gün için uygulamaya geniş bir şekilde girmiş bulunmaktadır.

Çeşitli ülkelerin levrek talepleri farklıdır. Örneğin Fransa'da genel olarak birkaç kg'lık iri levrekler ziyafetler için aranır. İtalya'da ise ülkemizde olduğu gibi iri levrek yanında porsiyonluk tabir edilebilecek yarım kilo dolayındaki levrekler iyi fiyat bulur. Levrek balıklarının 100-150 gr olanlarına ülkemizde ispendek tabir edilir. Bu boy balıkların fiyatı pek yüksek değildir. Ülkemizde bazı dalyanlarımızda sonbaharda bu boyda levrek yavruları yakalanır, fakat ekonomik değeri pek olmadığından kefaller ile karışık olarak düşük fiyatla pazarlanırlar. Bu tür yavruların ziyan edilmemesi ve besiye alınması için çalışmalar yapılmasında yarar vardır. İtalya dalyanlarında Valli yönteminde levrek üretimi önemli bir gelir kaynağıdır. 2 yılda yarım kiloyu geçen balıklar piyasaya sevk edilir.

 

 

 

Resim: Kılıç şirketler topluluğu Bafa tesislerinde dış havuzlarda levrek yavrusu yetiştirilmektedir. Denizden uzak bir bölgede pompaj yoluyla elde edilen tuzlu su ile levrek yavrusu yetiştiriciliği yapılmakta olup bu konuda ilginç bir uygulamadır. Toprak havuzların naylon ile kaplanarak daha iyi bir ortam yaratılması denenmektedir. İkinci resimde yuvarlak dış havuzlar görülmektedir.

Yetiştiricilik Çalışmaları

Anaçlar ve Yumurtlama

Resim : Levrek ve çipura yavrusu üretim tankları çok çeşit model ve yapılarda olabilmektedir. Bu konuda teşebbüs sahiplerinin bu konudaki başarılı işletmeleri ziyaret etmelerinde ve bilgi almalarında büyük yarar vardır.

Anaçlarının tutulduğu tanklar, anaçların büyüklüğüne ve stok yoğunluğuna bağlı olarak değişim gösterir. Akuakültür ünitelerinde büyük, orta ve küçük hacimli anaç havuz sistemleri kullanılmaktadır. Büyük sistemler yoğun olarak Japonya ve kuzey doğu Asya ülkelerinde 50-100 m3 hacimlerde kullanılmakta ve tesis dışında kurulmaktadır. Orta büyüklükte hacme sahip tanklar Avrupa ülkelerinde kullanılmakta olup tesis içinde yer almaktadır. Tankların hacimleri 15-30 m3 arasındadır. Bunların ayrıca filtrasyon, ısıtma ve soğutma sistemleri de mevcuttur. Küçük hacimli sistemler ise 10-20 m3 arasında olup Akdeniz sahasındaki ülkelerde kullanılmaktadır. Bu tankların tüm sistemleri çevresel koşullara karşı kontrol altındadır. Tanklar genellikle koyu renkte olup yuvarlaktır.

Anaç bireyler yetiştiricilik yolu ile yada doğal ortamdan çeşitli avlama metodları ile yakalanabilir. En ideali paraketa ile yapılan avcılıktır. Ağ ile yakalanan bireylerde adaptasyon dönemin de yoğun ölümler görülmektedir. Anaç bireyler yumurtlama döneminden önce yüksek kalitede taze yem ile kalamar, sübye ve karides etine dayalı bir yemlemeye tabi tutulursa iyi kondisyon kazanırlar. Pelet yemlerle beslemede günde 1-3 kere vücut ağırlığının (kg) %1-1.5 kadar yem verilir. Verilen yemler %50-55 protein ve %10-15 deniz orijinli canlıların yağlarından oluşan içeriğe sahip olmalıdır. Yağlar en az %5 n-3 HUFA (Yüksek doymamış yağ asidi) içermeli ve temel olarak 22:6n-3 (docosahexaenoic asit) yapısında olmalıdır. Bu durum yumurta kalitesini doğrudan etkiler.

Balıklar 10-15 kg/m3 olacak şekilde stoklanır. Dişi erkek oranı anaç balığın durumuna göre 1:1, 1:2 veya 2:3 kg olacak şekilde ayarlanır. Tanklara saatte %10-20 arası debi uygulanır. Su sıcaklığı 14-15 oC olmalıdır. Tanklarda doğal deniz suyu tuzluluğu kullanılır. Yumurtaların pelajik yapısından dolayı tankların su çıkışları yüzeydendir. Bunun için tankların üst çıkışına 500 mikron göz açıklığına yumurta toplama sistemleri (reküparatör) yerleştirilir.

Anaç bireylerden doğal yollarla, sağım yöntemiyle ve hormon müdahalesi ile yumurta temin edilebilir. Sağım yöntemi yumurtaların küçük olmasından ve döllenme oranının düşüklüğünden dolayı uygulanmamaktadır. Yumurtaların doğal periyod içinde hormon müdahalesi olmadan alınması kaliteyi olumlu etkiler. Bunun yanı sıra doğal ortamdan yakalanan bireylerin yumurtlamaya teşvik edilmesinde hormon kullanımı oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Ayrıca levrek anaçlarına fotoperiyot uygulanması ile doğal yumurtlama zamanları değiştirilerek yılın çeşitli dönemlerinde yumurta sağlanabilir. Bu işleme dekalaj çalışması denilir. Bu yöntem ülkemizde de başarılı bir şekilde uygulanmakta ve bir çok işletmede yaz dönemleri hariç yıl boyu yumurta almak mümkün olabilmektedir. Bu durum kuluçkahane verimliliğini önemli derecede etkilemiştir.

Büyütme

Akuakültür tesislerinden veya doğal ortamdan temin edilen levrek yavruları porsiyonluk boyuta getirilmek üzere karasal ve denizel ortama kurulan tesislerde farklı teknikler kullanılarak büyütülür.

Ekstansif Yetiştirme Yöntemi

Bunun için sahil şeridinde bulunan, dalyan ve gölet gibi doğal alanlardan yararlanılır. Buralarda yavru temini tamamen doğadan olup, ortamda diğer türlerle birlikte polikültür yapılmaktadır. Bahar aylarında daha bol besin içeriğine sahip olan dalyan alanlarına giren yavrular, yaz sonunda suların soğuması ile birlikte sıcaklığı sabit olan derin sulara göç ederler. Bu sırada dalyan sahasının çıkışına kurulan kuzuluklardan yakalanırlar. Yeterli pazar boyuna gelmeyen bireyler dalyan sahalarında yada kafes ünitelerinde besiye alınabilir. Bu amaçla dalyan alanları kendi içinde bölünerek derinleştirilir ve motopomplar ile su değişimi sağlanır. Özellikle İtalya sahillerinde yoğun olarak bu tür sistemlere rastlanmaktadır. Bu konuda kefal balığı yetiştiriciliği bölümünde bazı bilgiler sunulmuştur.Vallikültür adı verilen bu teknikte dışarıdan besin takviyesinde de bulunulmaktadır. Bu tür alanlarda yatırım maliyetleri düşük olmasına rağmen sistemin kontrol zorlukları ve birim alandan alınan ürün miktarının az olması sistemi olumsuz yönde etkiler. Ancak ülkemizde dalyan sahalarında ortalama 20-50 kg/hektar olan verim, bu tür yapılarla üretimin önemli miktarlarda arttırılabileceği söylenebilir. Su kalitesinin ve besleme tekniklerinin yükseltilmesine bağlı olarak 500 kg/hektar ürüne kadar çıkılabileceğini umuyoruz.

Yarı Entansif Yetiştirme Yöntemi

Bu sistemler karasal alanlarda kurulu olan toprak veya beton havuz sistemleri ile portatif olarak kullanılan branda havuzları kapsamaktadır. Havuzların şekilleri ve büyüklükleri değişik yapılarda olabilir. Bu sistemlerde su değişimi ve beslenme kontrol altındadır. Su kalitesini arttırma için sistemlere oksijeneratörler eklenebilir. Ayrıca toprak havuzlar jeo-membran madde ile kaplanmakta ve su geçirmeyen özelliğe sahip olmaktadırlar. Bu sayede su debisi yükseltilmesi ile stoklama yoğunluğu arttırılmaktadır. Toprak havuzlarda hektar başına 1-4 ton arası ürün alınabilir. Bu oran beton havuzlarda ve iç yüzeyi kaplı toprak havuzlarda 2-5 kg/m3 arasında değişmektedir.

Entansif Yetiştirme Yöntemi

Dünyada ve ülkemizde yoğun olarak kullanılan bu yöntemde yüzer ağ kafes yapılarında yetiştiricilik yapılmaktadır. Akuakültür çalışmalarının gelişmesine paralel olarak birim alandan daha çok verim almayı sağlaması acısından su içerisinde yetiştirme sistemleri ağırlık kazanmıştır. Günümüzde kıyısal alanlarda, açık denizlerde ve okyanuslarda bile güvenlik içinde kurulabilecek sistemler planlanmaktadır. Günümüzde kıyı ötesi kafeslerde 2500-6000 m3' arası değişen hacimlerde tek bir sistemde yıllık 150 ton üretim yapılabilmektedir. Kafes sistemleri sabit kafesler, yüzer kafesler, dalgıç kafesler ve döner kafesler olarak 4 ana grupta toplanır.

 
 

Levrek yetiştiriciliği ülkemizde genellikle ağ kafeslerde yetiştirilmekte olup yıllık üretiöm 20.000 tonu aşmıştır.

SONUÇ

Kompleks bir yapı izleyen levrek yetiştiriciliğinde meydana gelen sorunlar canlının gelişiminin yeteri kadar bilinmemesinin yanı sıra yönetim ve üretim tekniklerinin eksikliklerinden de meydana gelmektedir. Yalnız son yıllarda uygulanan yetiştirme teknikleri ile artık çok başarılı bir şekilde levrek üretimi ülkemizde gerçekleştirilebilmektedir.

Üretimlerde temin edilen yumurta ve larvaların kalitesi uygun şartlar sağlanarak kontrol altında tutulmalıdır. Cinsiyet kontrolü çalışmaları, özellikle de dişi birey üretme çalışmaları üzerinde çalışılması gereken temel konulardır. Bu çalışmalara, premature dişilerin varlığının engellenmesi, deformasyon oranlarının azaltılması ve gelişimin yükseltilmesinin eklenmesi ile yeni ufuklar açılacaktır.

Ayrıca, soy ve yumurtlamanın kalitesi üzerine anaç beslemenin etkileri ile ilgili çalışmalar oldukça hızlanmıştır. Bu çalışmaların direkt sonucu, yumurta ve larval üretimin etkisini net bir şekilde arttıracaktır. Bunun yanı sıra ileri genetik çalışmalara hız verilerek, anaç seçim programları, çiftleştirme özellikleri ve yüksek kalite yem formulasyonları üzerine çalışmalar planlanmalıdır. Yetiştiricilik kalite ve kantitesinin arttırılması gelecekte uygulanacak bu tekniklerin başarısı ile ilgilidir.

  • Anaçlarda Yumurta ve Sperm Olgunlaşması
  • Yumurta Özellikleri ve Kalite Kriterleri
  • Yumurtaların İnkübasyonu
  • Levreklerde Larval Dönem
  • Prelarval Evre
  • Postlarval Evre
  • Levrek Larva Yetiştirme Dönemleri
  • Larval Dönem
  • Levrek larva üretim protokolü
  • Sövraj (Mikropartikül Yemlere Geçiş) Dönemi
  • Ön Büyütme
  • Büyütme
  • Ekstansif Yetiştirme Yöntemi
  • Yarı Entansif Yetiştirme Yöntemi
  • EntansifYetiştirmeYöntemi

 

 

Yukarıdaki konularda daha fazla bilgi için

Prof. Dr Atilla ALPBAZ'IN

SU ÜRÜNLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ KİTABI

Her su ürünleri fakültesi Öğrencisinin
Her su ürünleri Mühendisinin
Su ürünleri yetiştiriciliğine ilgi duyanların
Su ürünleri yetiştiricilerinin
VE Su Ürünleri meslek lisesi Öğrencilerinin
SAHİP OLMASI GEREKTİKLERİ genel BİR KİTAP.
Tümüyle renkli 600 sayfa.

Su Ürünleri Fakülteleri ve Su Ürünleri Meslek Yüksek Okulları İle Su Ürünleri Liseleri öğrencilerinin toplu alımlarında iskonto uygulanır.

 

 
Rotifer Su Ürünleri ve Yayıncılık San.Tic.Ltd.Şti., 5812 Sokak, No:15/A, Karabağlar - İZMİR, Tel: (232) 265 53 63, Fax: (232) 265 59 69

Copright 2007© aalpbaz